10 Ekim 2008

Elma...

Her zamanki gibi yine bir öğlen vaktiydi. Müdavimi olduğu masada yine oturuyor ve yine her zamanki gibi kahvesini yudumluyordu. Bir ara elinde tuttuğu kahve fincanını unutuverdi ve kahveyi masaya döktü. Oradanda üstüne. Canı çok sıkılmıştı. Masadaki peçetelerle üstünü temizlemeye çalıştı. Ve sonrasında çantasından küçük bir ayna çıkarıp soğuktan ve stresten iyice dağılan saçlarını düzeltti. Sonrasında masadan kalktı,çantasını aldı ve ödemeyi yapıp işyerine gitmek için mekandan ayrıldı.
Ve yine başaramamıştım. Bunu ne zaman yapacağım konusunda kaygı içindeydim. Artık çok geç olmasından korkuyordum. Sonra önümdeki meyve sepetinde duran elmaya gözüm ilişti. Kırmızı ve kokulu. Kendi kendime; "şu hayatta ondan sonra en sevdiğim şey sensin, bundan emin olabilirsin" dedim. Bütün sıkıntım gitmişti. Masadan kalktım, gazetemi aldım ve borcumu ödeyip, işe gitmek için mekandan ayrıldım...


Not: Öncelikle burada bu yazı yerine "Oyunlar ve oyun kültürü" başlıklı başka bir yazı olması gerekiyordu. Bu yazıyı hazırlayamadığım için özür diliyorum. Sonrasında da söz verip yerine getirme uygulamama biraz ara vereceğim. Şu anda yeni bir işe girdim ve işi öğrenme aşamasındayım. Bu çok fazla dikkat gerektiren bir aşama ve tamamen bu işe yoğunlaşmış durumdayım. Anlayışla karşılayacağınızı ümit ediyorum.
Tamamen kaybolacak değilim yine buralardayım ama biraz daha az gözükeceğim ortalıklarda.
Tekrar tekrar görüşmek dileğiyle...

3 Yankılar:

Ayna-i Marzî dedi ki...

Burası kişisel bir blog da olduğu için dilediğini yapabilirsin. Biz okurların kısıtlamaları gibi bir durum söz konusu olamaz aslında. Hatta bu yüzden özür dilemen bile fazlaca ince bir davranış, ama yoğun olunca insan yazamayabiliyor, anlıyorum seni.

Arada da olsa uğrarsın, bir şeyler yazarsın, biz de güzelce okuruz. Yazmadın diye unutmayız seni =)

İşinde başarılar ve kolaylıklar diliyorum ayrıca :)

echo69 dedi ki...

Söz verdiğim ve yerine getiremediğim için özür dileme ihtiyacı duydum. Kendi blogumda olsa kazandıklarımı kaybetmek istemem bunun için dikkatli olmak zorundayım diye düşünüyorum. Bu birazcıkta bununla alakalı bir hareket.
Teşekkür ederim. Yine buralardayım ama inan eskisi kadar oyun bile oynayamayacağım bu sene. Hem iş hem okul belimi bükecekler galiba. Hayırlısı olsun inşallah.

Swordwolf dedi ki...

Bir de bana "uzatıyorsun" demişsin, hafta sonu gol müptelası yapacağım seni. :D Abi onu geçtim, insan bir haber vermez mi yazı yazdım diye? Geldim, şaşırdım yeni yazılar görünce. Bloglara uğramıyordum bayağıdır, bende de hata var ama bir daha yazdığında haberdar et beni mutlaka. :)